loading.gif
mobile-banner-bg

“Coğrafyamızın güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz”

“Coğrafyamızın güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz”
11 Şubat 2026 - Çarşamba

Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sözlerinin başında grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlar getirmesini temenni etti.

Katılımcıları selamlayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi, beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den grup salonumuza teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum."

“BU ÜLKEDE YASAKÇI VE BASKICI ANLAYIŞA GÖZ YUMMADIK”

Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ihramına, fistanına dil uzatanlarla, millete tepeden bakan, milleti hor ve hakir görenlerle mücadelelerini her zeminde sonuna kadar devam ettireceklerinin bilinmesini isteyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabb'im salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin" dedi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, konuşmasında, hayatını kaybeden AK Parti 24-25-26 ve 27. dönem Uşak Milletvekili Mehmet Altay'a Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabırlar diledi.

“YÜKSEK BİR TEMPODA ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK İÇİN KOŞTURUYORUZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bölgede ve dünyada kırılma anlarını sembolize eden gelişmelere şahitlik edildiğini, iktidar ve ittifak olarak bu gelişmeleri yakından takip ve tahlil ederek, gerekli müdahaleleri yaparak Türkiye lehine yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" ifadesinde anlamını bulan bir dönemin tam göbeğinde bulunulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti: "En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layıkıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler Yüce Meclisin çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi, milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz de bu vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu. Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır'a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik.”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan'la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye'de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman'da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİMİZ İÇİN NE İSTİYORSAK DOSTLARIMIZ İÇİN DE AYNISINI İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 7 Şubat Cumartesi günü Ürdün Kralı II. Abdullah'ı misafir ettiklerini; Ürdün Kralı II. Abdullah ile oldukça muhteviyatlı, verimli, ikili ilişkileri güçlendiren istişareler yaptıklarını belirterek, kendilerinin de en kısa zamanda Ürdün'e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.

"Durmuyoruz, duramayız, yapacağımız çok şey var. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her gün biraz daha artırıyoruz" diyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i ağırlayacaklarını, yarın da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in Ankara'ya geleceğini, gelecek hafta pazartesi ve salı günleri de Birleşik Arap Emirlikleri'ni ve Etiyopya'yı ziyaret edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti: "Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik, istikrar, kalkınma, refah istiyorsak komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız bunun içindir. Bilinen, bilinmeyen, görünen, görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze'de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz."

“SURİYE'NİN İSTİKRARA, HUZURA KAVUŞMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZDİR”

Türkiye'nin komşusu Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura, süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik ve kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur" dedi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın ve Ürdün'ün de kendileriyle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, Suriye'nin huzuru için bu üç ülkeyle hareket edeceklerini dile getirdi.

Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle konuştu: "Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye'ye vicdan merceğinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının 'tek ordu, tek devlet, tek Suriye' temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye'de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır. Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum; artık Suriye'nin kaynaklarının, Suriye'nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir."

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidi olduklarını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ettiklerinin altını çizdi.

“SURİYE'DEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Yeniden yeşeren umutların bir daha kara kışa dönmeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükûmetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye'deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, hem Türkiye içerisinde hem de dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bir kez daha seslenmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: "Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında, tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, 'barış' diyoruz, 'hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim' diyoruz. Halep'le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı'da şen olana kadar, Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Suriye'deki son operasyonlar sırasında ivedilikle talimat vererek AFAD'ı, Kızılay'ı ve insani yardım kuruluşlarını süratle harekete geçirdiklerini belirterek, ilk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükûmeti ile iş birliği hâlinde Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettiklerini aktardı.

Ramazanda da yardımların artarak devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'le birlikte Suriye'deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecekler" dedi.

“KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK GİBİ UCUZ BİR HESAP İÇİNDELER”

Kendileri can kurtarma derdindeyken birilerinin son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle selden kütük kapma telaşına düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti: "Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle millî birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa, bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye'nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı, 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı, Suriye'de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı, henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı, Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi ama bunu yapmadılar."

Suriye'de 13,5 yıl boyunca yaşananlar karşısında CHP'lilerin sustuğuna işaret eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, zulmün görmezden gelindiğini kaydetti.

CHP'nin, sınırın ötesinde ne olup bittiğini gündemine almadığının altını çizen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri aşağılayan CHP'nin bugün de hâlâ aynı yerde bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, CHP'nin bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum, benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor, bu zata akıl verenler, bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsesin, en azından bunu milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin."

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları kaydetti. "Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim, görüyoruz ki zaman, dünya, genel başkanlar değişiyor ama 'CHP'de gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini 'Oturduğu koltuğun hakkını vermiyor' diye eleştiriyorduk. Yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk. Meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP'yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi, ne ararsan hepsi var. Ne diyelim, Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaya korumaktan devam etsin."

“YENİ KONUTLARI TESLİM EDİLEN DEPREMZEDELERİMİZİN SEVİNCİNE ŞAHİT OLMAK BİZLER İÇİN TARİFSİZ BİR BAHTİYARLIK KAYNAĞIYDI”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Osmaniye'de bulunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Küllerinden doğdu yine Türkiye'nin gücüne bak" temasıyla düzenlenen programda depremlerde hayatını kaybedenleri andıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, yağmura rağmen meydanı dolduran Osmaniyelilerin heyetlerini coşkuyla karşıladığını kaydetti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin şahsında heyetlerini muhabbetle bağrına basan Osmaniyelilere ve heyette yer alanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Osmaniye'de kardeşlik tablosunun çizildiğini, dayanışma ikliminin yaşandığını vurguladı.

Yeni konutlarını teslim alan depremzedelerin sevincine şahitlik etmenin tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde evi ve iş yeri yıkılan depremzedelerin yanında bulunacaklarının sözünü verdiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ahitlerine sadık kalarak 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını, 27 Aralık 2025'te Hatay'da 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine takdim ettiklerini anlattı.

Osmaniye'de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 3 yıl gibi kısa sürede yazılan başarı hikâyesinin, "Büyük ve Güçlü Türkiye"nin başarısı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır" dedi.

6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin ardından devlet-millet yürek yüreğe vererek, güç birliği yaparak, inanarak, azmederek, çalışarak ve neticede "olmaz" denileni, "imkânsız" denileni 3 yılda hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, tüm bu başarılara ve gerçeklere rağmen "ana muhalefet ve yoldaşlarının kendilerini eleştirip, çamur attığını" belirtti.

“MİLLETİMİZE NASIL DAHA İYİ HİZMET EDERİZ BUNA ODAKLANIYORUZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları kaydetti: "Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor, yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini hâline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile 'cek'li 'cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması, sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, milletin gördüğünü inkâr etmeyeceğini, hizmeti karalamayacağını, esere kara çalmayacağını dile getirerek, "Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla polemikle laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz buna odaklanıyoruz. Deprem bölgemizin yeniden ihya ve inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her bir emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize, yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum" diye konuştu.

Deprem şehitlerini rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, geride kalanlara Allah'tan sabır diledi.

“ÜLKEMİZDE SON 23 YILDA YAŞANAN DOĞAL AFETLERİN HİÇBİRİNDE VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEDİK”

Osmaniye'de toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bu yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda gerçekleştirdikleri faaliyetlerin anlatıldığı videoyu gösterdi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sosyal devlet ilkesinin vücut bulduğu alanların en başında afet zararlarının tazmininin geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir'de, Elazığ'da, Bozkurt'ta, Manavgat'ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak."

Afet konutlarının aylık taksitinin İzmir'de bin 600 lira, Elazığ'da bin 60 lira, Giresun'da ise bin 400 lira olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle konuştu: "Her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz sabit fiyatlarla kavuşacak. Son kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık. Özellikle yuvalarına kavuşan depremzedelerimizin bizleri çok iyi dinlemesini kendilerinden istirham ediyorum. Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dâhil konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3 artı 1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek. Bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Ödemeler, anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, depremzede vatandaşlara bir alternatif daha sunduklarını bildirerek, "Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse 4'te biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler" dedi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, açıkladığı ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olması, vatandaşların yeni evlerinde huzurla güvenle güle güle oturması temennisinde bulunarak, "Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız" şeklinde konuştu.

“SİYASET KURUMUNA DAHA FAZLA GÖREV VE SORUMLULUK DÜŞECEK”

Her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkarmanın mücadelesi içinde olduklarını aktaran Cumhurbaşkanımız Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Cumhur İttifakı olarak 'Terörsüz Türkiye' sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma hâlinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye'nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkânı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor.”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihî bir sorumluluk üstlenen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz da nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Raporun açıklanmasına müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Millî iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz. Her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye'nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye yaptığı rivayet edilen bazı nasihatleri anımsatmak istediğini belirterek, "Oğul, daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap. Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan'ın kullarına ihsanıdır. Bizler nefreti eritmek için muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hâkim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde iki bakanlıkta görev değişimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'ye yüce Mevla'dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum" dedi.